YILDIZ SAVAŞLARI . COM | KENNY "R2-D2" BAKER RÖPORTAJI:

YS.COM: Öncelikle yakın zamanda geçirdiğiniz rahatsızlığın çok ciddi olmadığını umuyoruz, şu an sağlığınız nasıl?

K.B.: Sorduğunuz için teşekkürler. Evet, Chicago'dan İngiltere'ye yolculuğum sırasında astımımla ilgili zorluk yaşadım, vücudum az miktarda oksijen aldığı için bilincimi kaybettim ve kendimi Manchester'daki hastanede bulana kadar da ne olduğunu bilmiyordum. Doktorlar çok iyiydi, verdikleri ilaç tedavisi boyunca iki hafta yattım ve şimdi her zamankinden iyi hissediyorum.

YS.COM: Genç bir delikanlı iken "Burton Lester'ın Cüceleri" adlı gösteride görev almışsınız. Bize biraz o yıllardan söz eder misiniz?


K.B.: Evet, bu doğru. O zamanlar 17 yaşında, küçük ve hayatta yolunu arayan biriydim. Eğlence ve caz müziği benim için her zaman ilgi çekici olmuştu, bir yaz İngiltere'nin kuzeyinde yer alan Blackpool kentine gittim ve oradaki tiyatrolardan birinde Burton Lester'ın Cüceleri'ni gösteri yaparken gördüm. Ben dışarıda durup postere bakarken, gösterideki küçük hanımefendilerden biri yanıma gelip merhaba dedi. Benim hangi işle meşgul olduğumu ve herhangi bir müzik yeteneğim olup olmadığını sordu, ona biraz mızıka çalabildiğimi söyledim, ve o da bana gösteriden sonra kulise gelmemi ve ekibin geri kalanı ile tanışmamı rica etti. Her şey bu kadar çabuk gelişti, Burton ile sonraki birkaç yıl boyunca çalıştım ve sonra Holiday on Ice'a katılıp İngiltere ve Afrika turnelerine katıldım, orada Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler oyununda Uykucu'yu canlandırıyordum. Harika zamanlardı!

YS.COM: Star Wars'daki R2-D2 rolünün size nasıl teklif edildiğinden bahseder misiniz? Rol hakkında ilk izleniminiz neydi?

K.B.: Tamamen şans eseri oldu, o sıralar buz gösterisinin turnesindeydim ve Londra'ya bu şekilde girip çıktığınızda eğlence dünyasından bir sürü insanla tanışıyorsunuz. Tanıdım bir kız rol dağıtımıyla ilgiliydi ve bana genç Amerika'lı bir yönetmenin, filmde rol alması için küçük birine ihtiyaç duyduğunu ve beni onunla tanıştırabileceğini söyledi. Bir süre sonra Londra'nın batı yakasında George ile tanıştım. Bir ofis odasıydı, içeri girdim ve George beni görür görmez "mükemmel" dedi, ölçülerimi aldılar ve oradan ayrıldım. Kısa süre sonra bana rolden bahsettiler ve bunu yapmak konusunda ne hissettiğimi sordular. O zamanlar buz gösterisinden tanıdığım bir arkadaşım olan Jack Purvis ile bir komedi ikilisiydik ve gayet de iyi gidiyorduk, hatta televizyonda reklamımız çıkıyordu. Bu yüzden Star Wars'a ilk başta hayır dedim çünkü kimsenin yüzümü görmeyeceği ve benim de içeride olduğumdan birhaber oldukları bir filmde olmak istemiyordum. Sonra George beni aradı ve robotu benim ölçülerime göre yapacaklarını, ve R2'nun ne kadar harika bir karakter olduğunu, hatta neredeyse hikayenin anlatıcısı olduğunu söyledi, ayrıca ortağım Jack de filmde yer alacaktı. Durum böyle olunca kabul ettim ama hala neye bulaştığımı bilmiyordum.

YS.COM: R2-D2'nun da içinde bulunduğu bir sahnenin çekimi nasıl oluyor? Yönetmenden gelen direktifleri R2'nun içinden duyabilmek için ne tip bir yöntem izleniyordu? Işıkları da siz mi kontrol ediyordunuz?

K.B.: O sahnede ne olduğunu ve kimlerin konuştuğunu biliyordum ama repliğim yoktu ve hareket imkanım kısıtlı olduğundan fazla hareket edemiyordum. Yapabildiğim tek şey R2'nun kafasını o sırada konuşan kişiye çevirmek veya R2'nun korktuğunu biliyorsam onu titretip kafasını sallamak, ya da eper heyecanlıysa onu bir yandan öbürüne sallamaktı. George yaptığım şeyi sevdi çünkü bu R2'ya bir karakter kazandırıp onu bir robottan fazlası haline getiriyordu, perdede gördüğümüz buydu ve bu durum da beni çok mutlu etti.

Işıkları ya da sesleri ben kontrol etmedim ama içeride oturduğum yerde onu sallamak için iki kol vardı. Ayrıca kafayı döndürmek ve R2'nun gözünü kıpırdatmak için de kollar bulunuyordu, çok basitti.

YS.COM: 1977'de film gösterime girdiğinde filmi ilk izleyenlerin tepkisi nasıl oldu?


K.B.: George'un dediği gibi R2 ilk filmde hikayeyi anlatıyordu ve bu kadar alçakgönüllü olup C-3PO da ona sürekli sataşınca izleyenler ona hemen alıştı. Filme olan tepki ise.......bunu hepimiz biliyoruz!

YS.COM: Ekip arkadaşlarınız George Lucas ve Anthony Daniels (C-3PO) ile çalışmak nasıl bir deneyimdi?

K.B.: İlk film çekilirken George genç ve işine odaklanmış bir yönetmendi, ve belki de bu yüzden hikayesinde oyuncuları nasıl yönlendirmesi gerektiğini pek bilmiyordu ve çoğunlukla kendi kendine sorunları çözmeye çalışıyordu fakat her zaman sette sakindi. Phantom Menace'ın setinde ise George biraz değişmişti, ilk üçleme ile edindiği başarı ve aradaki zaman boşluğu sayesinde gayet yaklaşılabilir biri olmuştu. Sette tam bir aile tablosu oluşmuştu, oğlum benimleydi, Liam Neeson yeğeni ile, ikinci asistanın oğlu ve George'un tüm ailesi oradaydı, hepimiz için harika bir deneyim olmuştu.

YS.COM: Altı Star Wars filmini de göz önüne alarak düşündüğünüzde, sette başınızdan geçen ve hiç unutamadığınız bir anınız oldu mu? Başınıza gelen en kötü şey neydi?

K.B.: Alec Guinnes ile ilk film çekildiği sıralarda sohbet etmiş olmak hatırlanması gereken bir andı, ve en kötü ana gelince, aslında pek kötü birşey yoktu ama Ewok kostümlerini giymek pek zevkli değildi, içleri çok sıcaktı ve ormanda düşerseniz bir daha ayağa kalkamıyordunuz.

YS.COM: Hatırlayabildiğiniz kadarıyla, R2-D2'nun filmlerden kesilen sahneleri var mıydı?

K.B.: Bir sürü olması lazım ama Phantom Menace'dan bir sahne hatırlıyorum. Sahnede Anakin, Qui-Gon ve R2 kraliçenin gemisine binmek üzerelerdi, R2 iniş platformunun kenarına gidiyor ve geçip giden gemilere bakıyor. Qui-Gon konuşmasını bitirip binmek üzere gemiye gidiyor, Anakin'i çağırıyor, o da R2'yu çağırıyor. Kestikleri sahnede Qui-Gon konuşurken R2 kenardan bakabilmek için parmak uçlarına kalkıyor ve aşağı düşüyor. Anakin R2'nun arkasından bağırıyor ve R2 da ateşleyici roketleri kullanıp yükseliyor, bu durum da herkesi şaşırtıyor.

YS.COM: 80'li yıllardan bu yana sinema teknolojisi çok gelişti ve yeni üçlemede R2-D2'yu uçarken ve hatta pek çok akrobatik manevra yaparken gördük. Filmlerin artık bilgisayar destekli yapılması konusundaki düşünceniz nedir? Sizce eski yöntemler mi daha iyi yoksa teknolojinin nimetlerinden yararlanılmalı mı?

K.B.: Bence hepimiz film teknolojisindeki gelişimi desteklemeliyiz ve George ilk Star Wars filminde ve sonrasında bunu yapmak için çaba göstermeseydi, bugün gördüğümüz büyüleyici efektleri göremezdik. Tek söyleyeceğim dilerim eski ve yeni metodları birleştirebilecekleri uygun maliyetli bir yöntem bulurlar, çünkü eski metodları kullandıklarında setler ve gemileri inşa ediyorlardı ve bu da benim gözüme daha gerçekçi geliyor, görsel efekt kullanıldığında o büyünün ve inandırıcılığın bir kısmı kaybolup gidiyor.

YS.COM: Hangisinde çalışmak daha çok hoşunuza gitti, eski üçleme mi yoksa yeni üçleme mi? Ve neden?

K.B.: Şahsen orijinal üçlemede çalışmayı daha çok sevdim çünkü Mark ile harika bir arkadaşlığım vardı ve o zamanlar daha çok kullanılıyordum. İmparator (Bölüm V) hala favorim, çalıştığım herkes harikaydı ve Irvin Kershner de müthiş bir yönetmen.

YS.COM: Şu sıralar üzerinde çalıştığınız birşey var mı?

K.B.: Hayır, hayatın tadını çıkarıyorum ve İngiltere'de orada-buradaki hayran toplantılarına katılıyorum. %100 iyi hissettiğim zaman yurt dışındaki toplantılara katılmayı düşünebilirim. Şu sıralar bir kitap üzerinde çalışıyorum, sanırım o da önümüzdeki yılın başında piyasada olur.

YS.COM: Önümüzdeki iki yıl içinde live-action bir Star Wars dizisinin yapılacağını biliyoruz, ve tabii bu dizide R2-D2'yu göreceğimize şüphe yok. Acaba bu projeye ilişkin bize verebileceğiniz bir ipucu var mı?

K.B.: Hayır, gelecekteki planlara dair hiçbirşey bilmiyorum, ama George veya Rick benden katılmamı isterlerse zevkle dahil olurum!

YS.COM: Acaba bir gün Türkiye'ye yolunuz düşer mi?

K.B.: Herşey mümkün, eğer bir toplantı düzenlerseniz bana da haber verin.

YS.COM: Şayet bakma fırsatınız olduysa, sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

K.B.: Hızlıca baktım, müthiş gözüküyor, böyle devam edin.

YS.COM: Son olarak Türk Star Wars ve R2-D2 hayranlarına mesajınız nedir?

K.B.: Bleep – Bop  Bleep Bleep Düt Düt
Gülümsemeye devam edin, herşeyin iyisi ve Güç sizinle olsun!
Kenny Baker

Röportajın gerçekleşmesindeki katkılarından dolayı Kevin Baker ve Mark Newbold'a, katkılarından dolayı YILDIZ SAVAŞLARI ve KUZEY KALESİ siteleri üyelerine sonsuz teşekkürler.

plants