Her
şey İstanbul Bakırköy'de başladı. Oğuzhan Arslan dünyaya merhaba
demişti. Ve bu olay kayıtlara 6 Kasım 1983, Pazar olarak düşüldü.
Saçları siyah, gözleri kahverengi olan sağlıklı bir bebekti
henüz. Etrafa gülücükler saçan, banyo yapmayı ilk başlarda
sevse de daha sonraları nefret etmeye başlayan, babasının
bin bir türlü maskaralık yapması sonucu ikna olan taze kandı.
Günler
geçti ve ben artık yavaş yavaş büyümeye başlamıştım. Ailemin
anlatmasına göre daha küçükken vurdulu kırdılı şeylere bayılırmışım.
Özellikle bir çocuğun ilgisini çekebilecek şeyler. Hatırladığım
kadarıyla birçok oyuncak tabancam vardı :)).
O dönemlerde televizyon kanalı olarak yalnızca TRT 1 vardı
ve 24 saat yayın yapmıyordu. Akşamüstü 4'ten sonra yayına
başlardı ve ben çizgi film izlemek için TV'nin başına kurulurdum
(özellikle He-Man). Günler geçtikçe ve teknolojik imkanlar
da ilerledikçe bahsettiğim yayın saati uzadıkça uzadı. Bu
esnada ben de hayli büyümüştüm ve bir kardeşim olmuştu. Yıl
1987 idi...