Güzel
bir yaz tatili ve ardından okul. Liseye alışmam zaman alacak
gibi görünüyordu. Her şey sanki üzerime geliyordu, tutunmam
gereken birşeyler vardı ama ne? Günler sanki geçmiyor, yerinde
sayıyordu. Tatili iple çekiyordum ama boşuna. Önümde çok uzun
bir yıl vardı. Herşey kısaca ve tam anlamıyla BERBAT'tı. Ta
ki o afişi görene kadar...
Star
Wars Episode I: The Phantom Menace. Resim, o aptal diye nitelendirdiğim
kasetin kabındakiyle aynıydı. Ufak bir çocuk, uzun saçlı yaşlı
bir adam, elinde fener gibi birşey tutan genç bir adam, kafasına
enteresan bir şapka takmış ilginç makyajlı bir kız ve suratı
dövmelerle dolu sarı lens taktığını sandığım bir adam bana
bakıyordu. Resim küçük halinden daha bir güzel gözüküyordu.
Uzun bir süre afişi inceledim. Üzerinde "Yazan ve Yöneten:
George Lucas" yazıyordu. Peki kimdi bu George Lucas ?
Filmle ilgili merakım daha da artmaya başlamıştı ki kaset
aklıma geldi ve filmin de kaset gibi kötü olabileceği hissine
kapıldım. Fakat yine de filmi çok merak ediyordum. Öyle olacak
ki sonunda filme gitmeye karar verdim. Hemen ertesi gün ablamla
film hakkında konuştum ve onu benimle gelmeye ikna ettim.
Filme
gitmemize daha bir hafta kadar bir süre vardı. Bu sırada bir
müzik kanalında Duel of the Fates'in klibine rastladım. İnanılmaz
birşey oldu ve aptal diye nitelendirdiğim kulak tırmalayıcı
müzik kulağıma hoş gelmeye başladı. Ne olduğunu tam açıklayamam
ama GÜÇ'ün etkileri olabilir. Aptal kasete bir şans daha vermekte
karar kıldım.