Okulda
sürekli basketbol maçında karşı karşıya geldiğim bir çocuk vardı.
Formasının arkasında "K.Can" yazıyordu, bende ona sürekli
“K.Can, K.Can” diye hitap ediyordum. Çok iyi biriydi. Onunla lise
1 in sonlarında tanıştık. Aradan koca bir yaz geçti ve okul tekrar
açılmıştı, K.Can'la aynı sınıftaydık! Okulun ilk gününden itibaren
hep birlikteydik. Sonraları konuşulan konular Star Wars'a dönmeye
başladı. Evet, K.Can iyi bir Star Wars oyuncusu ve hayranıydı. Bana
Jedi Academy'nin çıktığını ve almam gerektiğini söyledi. Tüm gün oyunu
konuşmakla geçirdik. Ben de o gün oyunu aldım ve hayran kaldım. Artık
sürekli Star Wars'tan konuşuyorduk. Sonra ise K.Can'in bir Star Wars
hayran grubunun üyesi olduğunu öğrendim. Bu durum bayağı hoşuma gitmişti.
Hergün ondan daha çok şey öğreniyordum, Ateş (Darth Pyross) ve Gökalp
(Alex Revon) ile tanıştım. Daha ilk günden ikisi de beni kendi taraflarına
çekmeye çalışıyorlardı, Jedi mı Sith mi olsam karar veremiyordum.
Kostümlerden, kılıçlardan bahsediyorduk. Çok zevkliydi ve o günlerde
Güç’ü gerçekten hissetmeye başlamıştım.
Gün geldi, tüm hayranlar Ankara'da tekrar toplanıyordu. O gün'e kadar
her şey çok hızlı gelişti. Ne zaman cüppe diktirdim, ne zaman ışın
kılıcı kullanmayı öğrendim hatırlamıyorum. O gün gelmişti, çok heyecanlıydım
ama İstanbul'dan sadece Ateş ve Gökalp gelmişti. Gerçi buna ne sevindim
ne de üzüldüm denilebilir. Sonra Odtü'de diğer hayranlarla buluştuk;
düellolar, figürler, kahkaha, koşuşturmaca, kostüm partisi derken
gün rüya gibi geçmişti. Ayrılma vakti gelmişti, buruk bir sevinç vardı
vedalaşırken, çünkü tekrar görüşeceğimizi biliyordum. Anladım ki Jedi
& Sith ile her şey çok güzel, çünkü Güç bende toplanmıştı! Tekrar
görüşmek dileğiyle.