Bölüm 9: Zaferin Büyüsü
Her şey ucu ucuna gerçekleşmişti, ama her şey hazırdı.Bizden Star Wars ile ilgili ne kadar ıvır zıvır varsa getirmemizi istemişlerdi.Mace Windu'nun annesi Gerekli Şeyler ile görüştü ve bir nevi barter anlaşması yapıldı.Onlardan edindiğimiz materyal karşılığında programda onların reklamını yapacaktık.24 Ekim geldi çattı, elimizde çantalar, torbalar, bir de büyük karton bir modelle stüdyonun yolunu tuttuk.Stüdyoya girmeden önce elimizdekileri kapıya kayıt ettirdik, kalbim deli gibi atıyordu.Büyük siyah kapıdan geçtik, içgüdüsel olarak sağ taraftaki kapıya yöneldik.Kafamızı çevirdiğimizde yükselen merdivenlerin ardındaki kapıdan içeride, duvardaki büyük Ericsson-Life yazısını gördük.Parlıyordu, ışıklar dört bir yandaydı, ne büyük bir heyecandı.İçeri girip etrafımıza baktık, hemen hemen her akşam seyrettiğimiz stüdyonun içindeydik, orada bulunuyorduk, bu tarif edilemez bir duyguydu.Elimizdekileri özenle dizdik, düzenledik.Büyük karton modeli hazırladık, her şeyin hazır olduğunu düşünerek gerindim ama aslında çok heyecanlıydım.O sırada içeriye programın sunucularından Emre girdi.Uzaktayken bizimle alakasız gibi gözüküyordu "burnu havada olan ünlüler kategorisine giriyor herhalde" diye içimden geçirdim, sonra yanımıza geldi ve tanıştık.Aslında düşündüğüm gibi değilmiş, kısa bir muhabbet ettik daha sonra bizi programın yönetmeni Sait Bey ile tanıştırdı.Sait Bey'den programın nasıl olacağı konusunda bilgi aldık, bize saat 20:00 civarında çıkacağımızı söyledi, daha iki buçuk saatimiz vardı.Kapıdan çıkarken yine programın sunucularından olan ve benim devamlı mailleştiğim Burçin'i gördük, ayak üstü onunla da tanıştık.Ekip bize oldukça sıcak davranıyordu.Dışarıda bowling salonu vardı, oraya gidip oturduk, bir şeyler atıştırdık.Zaman azaldıkça daha da titremeye başlıyordum.Birkaç dakika sonra canlı yayına çıkacaktım ve ne kadar dost-akraba varsa hepsi izleyecekti, sadece onlar değil, binlerce belki de milyonlarca kişi.Geri sayım sona ermişti, stüdyoya doğru ilerlemeye başladık, hava kararmıştı, belki de o kadar soğuk değildi ama ben titriyordum, daha önce hiç bu tip bir heyecan yaşamamıştım.Stüdyoya girdik, bize o karizmatik mikrofonlardan taktılar.Stüdyoya girmeden önce bir köşede Burçin ile görüştük, ben heyecanlı olduğumu itiraf ettim, korkacak bir şey olmadığını, ortamın muhabbet havasında olacağını söyledi.Parlak Ericsson-Life yazısına ilerlerken programın sunucularından olan Selin ve Pınar ile de tanıştık ve yerlerimizi aldık.Yönetmenin "Yayına şu kadar saniye kaldı" şeklindeki konuşmaları beni feci heyecanlandırıyordu.En sonunda beklenen an geldi ve program başladı.Bize Star Wars ile ilgili bir çok soru sordular, neyin ne olduğunu açıkladık, sitemizden bahsettik.Gerçekten eğlenceliydi, korktuğum gibi hata da yapmamıştım.Program sitemiz açısından gerçekten çok başarılıydı, iki saat içinde yüz yirmi kişi üye olmuştu ve ilk kez sitede aynı anda yirmi kişiyi görebiliyorduk.Herkesle vedalaşıp oradan ayrıldık, ben ortamdan çok memnun kalmıştım, ekip gerçekten sıcak davranmıştı, TV programlarına katılma korkumu da yenmiştim.Program çıkışı bir sürü SMS mesajı geldi.Rakibimiz Gen.Tr'ye karşı atılan önemli bir adımdı, kulağımızda zafer ezgileri çınlıyordu.Türkiye'de hangi Star Wars hayranı, Star Wars adına TV'ye çıkmıştı ki daha önce, hele de bir canlı yayına? Altın çağımıza geldiğimizi düşünüyorduk, fakat parlak günlerin devam edeceği konusundaki hayallere erken dalmıştım.O an aslında zirveydi, fakat biz önümüzdeki sisten nerede olduğumuzu göremiyorduk.İçinde olduğumuz şey ise sis değil kara bir buluttu.