Bölüm 36: Kibir Bir Günahtır

Hep sorup dururlar, “Nedir bu düşmanlık?” diye.

Ben de onlara “Okuyasınız diye yazdım. Okuyun ve öğrenin.” derim.

Her ne kadar sorunun kökeni kafayı biraz çalıştırdıktan sonra fark edilse de aslında içten içe sorunun bilinmesini istemem. Çünkü bu, yani onların zayıflığı, benim için kozdur. Nitekim kibirlidirler, bu sayede rakiplerinin zayıflıkları bir yana, kendi zayıflıklarını göremezler. Beni üzen ise daha önce güvenip inandığım insanları; orada, onlara kaybetmek olmuştur.

Ancak bazen durum değişir. Bazen arkadaş kaybetmem, kazanırım. Bu da onların kibiri sayesinde olmuştur. Onlar çoğu zaman kendilerine yapılan bir eleştiriyi saldırganca, sanki karşı tarafın hiç haklı olma ihtimali yokmuşçasına karşılarlar, daima kendilerinin en iyi, kendilerinin haklı olduğunu söylerler. Ya da çıkan tartışmalarda, konuyu kapatmak üzere açık bir şekilde tiran olduklarını, diktatör olduklarını söylerler ve insanları susmaya zorlarlar. Burada yatan gerçek şudur, onlar “Evet, tiranız.” veya “Evet, kralız.” diyerek imalı, alaycı bir tavır takındıklarını düşünürler fakat onlar bunları söyleyerek gerçekte var olan tiranlıklarını maskelediklerini zannederler. Daha sonra da topic, ve hatta bazı durumlarda kullanıcı kilitlenir ve konu kapanır. Bu şekilde, kullanıcı haklı olsa bile ona cevap hakkı sunulmaz, kullanıcı suçlu durumuna düşürülerek susturulur. Bu tam anlamıyla bir zorbalık düzenidir. Bugün foruma bakıldığında bunun örnekleri halen görülebilir.

Bazı budala kullanıcılar da, bunu büyük bir otorite zannederek onlara yaranmaya çalışır ve yüksek seviyelere ulaşmaya çalışırlar.

İşte bu gibi durumlardan rahatsız olan ve haksızlığa uğrayan bazı kullanıcılar, büyük şikayetlerle bugün aramıza katılarak yerlerini aldılar. Görünmeyen büyük bir kitle, varlıklarını somut olarak gösterecekleri, sessizliklerini bozacakları günü bekliyorlar.

Ağustosun ortasına gelmiştik, bir gece, kendisine inandığım bir arkadaşımı, Tim’i rahatsız eden bir şeylerin olduğunu gördüm. gen.tr forumunda huzursuz bir konuşma sürüyordu. Bu konuşma herkese açık olduğu için, ve sizlerin de buraya kadar ne demek istediğimi anlamanız için bu konuşmayı buraya koydum, lütfen burayı tıklayın.

Şimdi mantık yoksunu olanlarınız, “Ezik misin de bunları yazıyorsun?” gibisinden düşünceleri kafalarından geçirecektir. Tam aksine, bana cevap hakkı sunulmadığı için bunları yazacağım. Sizin de gördüğünüz gibi, bir kez daha hayalperest olduğum söylendi, üstelik yüce efendi Hasan Yalçın, laflarımı anlamadı. Adeta bir hayalperest performansı sergileyerek bana karşı bambaşka ithamlarda bulundu, ve cevap hakkı, ya da düzeltme fırsatı vermeden konuyu kilitledi. Eminim kendisi çok yoğun olacaktır, ve bu sayfayı okumaya zamanı olmayacaktır, o nedenle onun sadık hizmetkarları, bir zahmet burayı okursanız ona iletiverin. Şunları iyice kafasına soksun:

1- Siteyi benim ve arkadaşlarımın hack ettiği sonucunu çıkarmış. Bakalım ben ne demişim: “…mutlaka bir problem çıkıyor, birileri siteyi hackliyorsa demek ki bazılarının burnu çok havadadır.” Buradan siteyi benim hacklemiş olabileceğim sonucuna nasıl ulaştığını gerçekten merak ediyorum, çünkü böyle bir sonuca ulaşmak için fesat olmak lazım, ki bugüne kadar Star Wars konusunda bir şeyler yapabilmeyi becermiş benim gibi biri hiçbir zaman hack etmek ile uğraşmaz, aksine bugüne kadar nasıl ki bazı şeylerin üzerinden azmiyle gelmişse bunun da üzerinden azimle çalışarak gelir, işini yeraltından hallederek değil.

2- Ben şöyle bir şey demişim: “Kurduğunuz bu sanal krallığınızla diğer fanları sömürerek egonuzu tatmin etmeye çalışıyorsunuz.” Yüce efendi Hasan Yalçın da şöyle bir yanıt vermiş: “unutmadan evet biz diğer fanları sömürüyoruz. Bu sitenin yıllık bir milyon dolara yakın geliri olduğunu medyadan da takip etmişsinizdir zaten (!) Kanını emiyoruz fanların.” Hemen her fırsatta “Ben 30 yaşına gelmiş adamım.” gibisinden kasılmalara girip de kendini büyük bir olgunluk içine sokan Hasan Yalçın, sanırım bu yaşına gelmiş olmasına rağmen sömürünün sadece para ile değil de başka şekillerde de yapılabileceğini bilmiyor. Sömürü; duygu ile de yapılabilir, ancak bunu bilmemelerini normal karşılamak gerek, duygu onlarda olmayan bir şey.

Ben, diğerlerinin kişilik haklarını savunduğum için ortamdan uzaklaştırılmış oldum. Peki ne oldu, Star Wars ile bütün ilişkim kesildi mi? Üzüntüden oturup ağladım mı? Onları hack etmek için komplo teorileri mi kurdum? Hepsine cevabım hayır. Her şey devam ediyor, ve tüm bu olanlar beni her defasında daha da azimli kılıyor. Onlar bugün, egolarını tatmin etmeyi sürdürüyorlar. Ancak eminim, bir gün herkes gerçeği görecek, bir gün herkes kimin ne olduğunu öğrenecek.

Onların oyun formülü bu: “çamur at, izi kalsın”.

Sevgili (ve rahmetli) Anakin_Ocu’nun de dediği gibi: “Under a pale grey sky, we shall arise”.