Kasım
ayında, gen.tr de yeni bir bölüm açılmıştı, bu bölümde dileyen
fanlar kısa kompozisyonlarını siteye gönderip ziyaretçilerle
paylaşabiliyorlardı. İçerik ise genellikle onların geçmişteki
Star Wars hayranlıklarını anlatıyordu, ne tesadüftü ki benim
anılarım da aynı şeyi içeriyordu. Forumdaki topic’e sitenin
adresini yazdım, tabii yine gülücükler saçarak. Ancak tepki
çok kısa sürede geldi, ki bunlar benim duyduğum ilk negatif
tepkilerdi. İstemeden de olsa düşmanı dürtmüştüm.
Benim istediğim onların anıların tatlı
taraflarını görmeleriydi, kavgaları ve mücadeleleri değil.
Fakat insanoğlu taraflı olmaya görsün; karşımda sadece bardağın
boş tarafını gören bir kitle vardı. Üstelik bununla da kalmıyor,
pozitif özellikler içeren kısımların da çocukça olduğunu söylüyorlardı.
Yeter ki yüce efendileri Hasan Yalçın’a yaranabilsinler !
Birkaç gün içinde, 23 Haziran’daki
toplantısına kostümlerimizi getirmemizi istemesinden beri
tek kelime konuşmayan Hasan Yalçın’dan tepki geldi. Tabii
ki özel iletişime olan saygımdan ötürü konuşmaları olduğu
gibi buraya yazmayacağım ancak ufak özetler halinde görüşlerinize
sunacağım. Ve tabii ki “en süper benimki, en güzel beni yaptığım,
en harikuladesi benden çıkan, sizinki kötü, sizinki kaka”
gibi kasılmalarını ve böbürlenmelerini de atlayacağım, yoksa
çok uzar.
Öncelikle kendisi hakkında yazdıklarımdan
ziyade, gerçekleşen olaylar ve benim kişisel anılarımın “abuk
subuk”, “saçma sapan”, “gerçekle alakası olmayan”, “aslı astarı
olmayan” ve “kafadan uydurma olduğu” söylendi. Şimdi, diyelim
ki ben hakikaten kafadan attım, peki bunu yaşayan diğer insanlar
ne yaptılar? Onlar da mı kafadan attılar? Aktivitelerin fotoğrafları
nedir o zaman, montaj mıdır 3D efekt midir?
Yapılan aktivitelerin nasıl gerçekleştirildiği
konusunda da yalan söylüyormuşum. Güya Number 1 TV ‘deki Special
Weekend’i biz gerçekleştirmemişiz. Peki size elimdeki e-mailleri
sunarsam nasıl olur yüce efendi? Siz ne dersiniz onun sevgili
hizmetkarları?
Konuşmanın ilerleyen safhalarında bir
an sorunun merkezine indiğimizi sandım. Öyle bir yere geldik
ki orası kilit noktaydı, tüm düğüm çözülebilir, olanca kinim
bir anda yok olabilirdi. Fakat öğrendim ki yüce efendi, yazılanların
tamamını okumamış! Ve okumamış olmasına rağmen bilinçsiz bir
şekilde saldırıya geçmiş!
Anılarımda onun ağzından çıkan sözler
de tek tek düzeltilmeye başlandı. Fakat bunu diğer herkesin
duymayıp da sadece benim bilmemin ne önemi var?
Özel iletişim kurallarını, içimdeki
baskıya karşı gelemeyerek sadece bir kereliğine çiğneyeceğim:
“§k¡wÅLKeR 11.11.20 23:12 lutfedip
sans vermis gibi bi hava yaratmak istemiyorum .. ama inan
baskalarıyla bu polemige bile girmem direk ucar.. anlıyosun
umarım ..”
Sanıyorum
yüce efendiniz kendini Tanrı ile bir tutuyor.
Konuşmanın sonlarını doğru işi uzatmayıp
sonuca bağlama gereği duydum. Bu kez de gen.tr ‘nin nasıl
kurulduğu hakkında duygu sömürüleri başladı. Sonra da yazıları
güncellememi söyledi. İnsanın geçmişini güncellemesi mümkün
müdür sayın yüce efendi ? Geçmişlerini güncelleyenler sadece
üçkağıtçılardır.
Benim
istediğim tek bir özürdü. Fakat “kuru ile beraber yaş da yanmış”.”Hayat
böyle” imiş. Bizler, ona göre “tek tık” lık ömrü olan varlıklarız.
O, yapacağı tek “tık” ile bizleri ve hatta gerekirse sizleri
Star Wars dünyasından koparabileceğini düşünüyor. Ders alın
arkadaşlar. Alternatif Tanrı’nız size hayat dersi veriyor,
sakın kaçırmayın, hele ki siz, onun sadık hizmetkarları.