Bölüm 33: Gerçekler Acıtır

Kasım ayında, gen.tr de yeni bir bölüm açılmıştı, bu bölümde dileyen fanlar kısa kompozisyonlarını siteye gönderip ziyaretçilerle paylaşabiliyorlardı. İçerik ise genellikle onların geçmişteki Star Wars hayranlıklarını anlatıyordu, ne tesadüftü ki benim anılarım da aynı şeyi içeriyordu. Forumdaki topic’e sitenin adresini yazdım, tabii yine gülücükler saçarak. Ancak tepki çok kısa sürede geldi, ki bunlar benim duyduğum ilk negatif tepkilerdi. İstemeden de olsa düşmanı dürtmüştüm.

Benim istediğim onların anıların tatlı taraflarını görmeleriydi, kavgaları ve mücadeleleri değil. Fakat insanoğlu taraflı olmaya görsün; karşımda sadece bardağın boş tarafını gören bir kitle vardı. Üstelik bununla da kalmıyor, pozitif özellikler içeren kısımların da çocukça olduğunu söylüyorlardı. Yeter ki yüce efendileri Hasan Yalçın’a yaranabilsinler !

Birkaç gün içinde, 23 Haziran’daki toplantısına kostümlerimizi getirmemizi istemesinden beri tek kelime konuşmayan Hasan Yalçın’dan tepki geldi. Tabii ki özel iletişime olan saygımdan ötürü konuşmaları olduğu gibi buraya yazmayacağım ancak ufak özetler halinde görüşlerinize sunacağım. Ve tabii ki “en süper benimki, en güzel beni yaptığım, en harikuladesi benden çıkan, sizinki kötü, sizinki kaka” gibi kasılmalarını ve böbürlenmelerini de atlayacağım, yoksa çok uzar.

Öncelikle kendisi hakkında yazdıklarımdan ziyade, gerçekleşen olaylar ve benim kişisel anılarımın “abuk subuk”, “saçma sapan”, “gerçekle alakası olmayan”, “aslı astarı olmayan” ve “kafadan uydurma olduğu” söylendi. Şimdi, diyelim ki ben hakikaten kafadan attım, peki bunu yaşayan diğer insanlar ne yaptılar? Onlar da mı kafadan attılar? Aktivitelerin fotoğrafları nedir o zaman, montaj mıdır 3D efekt midir?

Yapılan aktivitelerin nasıl gerçekleştirildiği konusunda da yalan söylüyormuşum. Güya Number 1 TV ‘deki Special Weekend’i biz gerçekleştirmemişiz. Peki size elimdeki e-mailleri sunarsam nasıl olur yüce efendi? Siz ne dersiniz onun sevgili hizmetkarları?

Konuşmanın ilerleyen safhalarında bir an sorunun merkezine indiğimizi sandım. Öyle bir yere geldik ki orası kilit noktaydı, tüm düğüm çözülebilir, olanca kinim bir anda yok olabilirdi. Fakat öğrendim ki yüce efendi, yazılanların tamamını okumamış! Ve okumamış olmasına rağmen bilinçsiz bir şekilde saldırıya geçmiş!

Anılarımda onun ağzından çıkan sözler de tek tek düzeltilmeye başlandı. Fakat bunu diğer herkesin duymayıp da sadece benim bilmemin ne önemi var?

Özel iletişim kurallarını, içimdeki baskıya karşı gelemeyerek sadece bir kereliğine çiğneyeceğim:

“§k¡wÅLKeR 11.11.20 23:12 lutfedip sans vermis gibi bi hava yaratmak istemiyorum .. ama inan baskalarıyla bu polemige bile girmem direk ucar.. anlıyosun umarım ..”

Sanıyorum yüce efendiniz kendini Tanrı ile bir tutuyor.

Konuşmanın sonlarını doğru işi uzatmayıp sonuca bağlama gereği duydum. Bu kez de gen.tr ‘nin nasıl kurulduğu hakkında duygu sömürüleri başladı. Sonra da yazıları güncellememi söyledi. İnsanın geçmişini güncellemesi mümkün müdür sayın yüce efendi ? Geçmişlerini güncelleyenler sadece üçkağıtçılardır.

Benim istediğim tek bir özürdü. Fakat “kuru ile beraber yaş da yanmış”.”Hayat böyle” imiş. Bizler, ona göre “tek tık” lık ömrü olan varlıklarız. O, yapacağı tek “tık” ile bizleri ve hatta gerekirse sizleri Star Wars dünyasından koparabileceğini düşünüyor. Ders alın arkadaşlar. Alternatif Tanrı’nız size hayat dersi veriyor, sakın kaçırmayın, hele ki siz, onun sadık hizmetkarları.