Bölüm 31: Kuzgun ve Karga

Sanırım Eylül ayının sonları idi. Kıvanç her zamanki gibi bir maç ayarlamıştı, Gökalp, Orkun ve sanırım Alper de oynuyordu, rakipleri ise gen.tr forum üyeleriydi. Kıvanç’ı uzun zamandır görmediğim için maçı izlemeyi kabul ettim (futbolu seven biri değilim).

Maçın yapılacağı yere vardık. Forum üyeleri oradaydılar, maç öncesi kısa bir Star Wars muhabbeti döndü, bana kostüm ve filmle ilgili birkaç soru sordular. Aslında o gün oradakiler iyi insanlara benziyorlardı. Ama dedim ya, ne kadar safmışım. Saflığımın sebebini açıklayacağım.

Oyuncular hazırlandılar ve maç başladı. Oğuz ile ben de saha kenarındaki banklara oturduk ve izlemeye başladık. Daha sonra ise forumdan başka bir grup geldi, aramıza bir seyirci daha katıldı, Mira. Ben genelde çekingenimdir, yanıma kim oturursa otursun dönüp bakmaya bile üşenirim. Fakat Mira kısa sürede sohbeti koydu, maçı izlemektense sohbet ediyorduk. Açıkça belirtmek gerekirse ondan hoşlanmıştım.

Maç bitiminde ikinci bir forum grubu geldi. Biz ise oradan ayrılmak üzereydik, onlarla da ayak üstü kısa bir konuşma yaptık. Bunlar forumda yavaş yavaş yayılmaya başlayan “Damar” grubunun üyeleriydi, yaş ortalaması 25-26 civarındaydı. 1 Ekim akşamı bir Damar toplantısı olacağını söylediler ve beni de davet ettiler. Bu bana daha çok, Mira ile tekrar konuşmak için yeni bir fırsat gibi geldi, konu üzerine düşüneceğimi söyleyerek onlarla vedalaştım.

O gece tek başıma, onlarla takılmak üzere Atlas Pasajı önünde buluştum. İnsanlar birbirlerini tanıdıkları için biraz yabancı kalmıştım. Daha sonra Nevizade’de bir yere oturduk, gecenin ancak ilerleyen saatlerinde birileriyle sohbet ediyordum. Saat gece yarısını gösterirken herkesle vedalaşıp oradan ayrılıyordum ki Mira da ayrılacağını söyledi. Dışarı çıktık, içeridekilerden biri daha ayrılmış, bizimle beraber dolmuşlara doğru yürüyordu. Dolmuşa bindik, Mira ile aramıza ismini anmaktan tiksindiğim bu şahıs oturuyordu. Mira yol boyunca hiç konuşmadı, dolmuştan inerken de sadece el sallamakla yetindi. Aradan günler geçti, bu süre içinde Mira’nın forumdan kendi üyeliğinin silinmesini talep ettiğini öğrendim. Mira ile konuştuğumda da o gece onun canını sıkan şeyi öğrendim, o şahıs ona dolmuşta sarkıntılık etmişti. Bu, benim için bardağı taşıran son damlaydı. Tabii bunu olayın üzerinden 1-2 ay geçtikten sonra öğrendim. O zamana kadar bir sonraki Damar toplantısına bile gitmiştik.

Sonraki Damar toplantısına bu kez yalnız gitmemiştim, Hollcroft, Gökalp,Oğuz ve Oğuz da benimleydiler. Bu toplantıda insanların yüzlerine sahte bir şekilde gülümsüyordum, çünkü aralarında yazılarımı okuyup da arkamdan çok ağır ithamlarda bulunanlar vardı. Caddebostan’da yapılan bu toplantıda hep beraber, özellikle de o sıralar aramıza yeni katılmış olan Hollcroft, çok iyi bir şekilde gen.tr ve onun bu alt grubuyla ortak bir yol çizilemeyeceğini, uzlaşılamayacağını anladık. Yan yana olan iki masa vardı, ve biz tek bir masada izole edilmiştik, yalnız bırakılmıştık. İşte Damar bundan ibaretti, yeni insanları aralarına kabul etmeyen, ve hatta kızlara sarkıntılık eden bazı ahlaksızları da aralarında barındıran bir grup.