Bölüm 28: Bir Açıklama

Bu giriş kısmı aslında bir parça özet gibi olacak, ilerleyen bölümlerde detaya ineceğim. Daha önceki anılarımın çoğunlukla tarafsız insanlarca iyi yönde eleştirildiği ve önceki dönemden bu yana birçok şey yaşadığım için anılarımın devamını yazmaya karar verdim. Nitekim üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçti, hatıraları sıcak tutmak lazım. Hatırladığım kadarıyla en son Temmuz 2002’den yazmıştım.

En son yazdığım bölüme bakıyorum da, ne kadar iyimser, ne kadar umutluymuşum. Güya aydınlığı görüp her şeyin iyi olabileceğini, herkesle iyi geçinebileceğimizi ve güçlerimizi birleştirebileceğimizi düşünmüşüm. Ne kadar safmışım.

Bu sözlerimden de tahmin ettiğiniz gibi çok uzun zamandan beri süregelen rekabet aslında dinmedi. Tamam, kinci olduğumu kabul ediyorum, bunu daha önce de yazmıştım fakat olanca iyimserliğimle yaklaşmama rağmen yeniden olaya karanlık bir bakış açısıyla bakmaya zorlandım. Kendileri istediler, kendileri bilirler.

Yazdıklarımdan ötürü suçlandım, hatta hikaye yazdığım, palavra sıktığım, yalan söylediğim bile iddia edildi. Yazılarımın içerisinde hakaret ve küfürler olduğu konusunda söylentiler çıktı. Çocukça olduğu söylendi. İnsanın iç hissiyatını en doğal haliyle yazıya aktarması, çocukça bulundu! Oysa anlamıyordum, beni tanımayan insanların bile gözü kapalı bir şekilde boylarından büyük önyargılarıyla beni nasıl suçlu bulduklarını anlamıyordum. Onların iftiralarını yalanlayabilirim ve hatta bunu da kanıtlayabilirim. Ama böyle olmamalı, benim istediğim herkesin gerçeği kendi gözleriyle görmeleri. Beni tanıyan tanıyordu, neyin doğru neyin yanlış olduklarını biliyorlardı. Çünkü yaşanan birçok şeye şahit olmuşlardı.

Madem bundan öncesi “çocukça” geldi, bundan sonrası “sert” olacak.