Sitemizi
coşkuyla geliştirmeye devam ediyorduk.Mace Windu'nun Ultima'dan
tanıdığı bir arkadaşı sitemizi ziyaret etmişti.Bu kişi Ultima
Online Serverlarından birinde admin idi ve bize Doruk Net
Serverlarından birini ayarlayabileceğini söyledi.Yine harika
bir haber daha duymuştuk.Onu beklemeye başladık, aradan bir-bir
buçuk ay geçmesine rağmen ses çıkmamıştı.Kasım ayı'nın ortalarına
doğru Medical Channel'dan bir mail aldık."Gençlerle Online"
programına davet edilmiştik.Aynı gün Mace Windu, admin olan
arkadaşa da ulaştı ve server'ın iki hafta içinde açılacağını
söyledi.Hayatımda hiç olmadığım kadar yoğundum.Bir yandan
da ilk toplantımızdan beri yanımızda olan ve tanıdığım en
büyük koleksiyonculardan biri olan Özgür Çift'i sitemizin
alış veriş mekanizmasında görev alması için ikna etmeye çalışıyordum.
Bir
gün siteye göz atarken en alttaki künye kısmında bir şey gözüme
çarptı.Webmaster: Can Diker, kendi ICQ no'su, kendi e-mail
adresi; sırf cep telefonunu yazmadığı kalmıştı.Bu adil değildi,
bu site için hepimiz çalışıyorduk, hepimizin ortak emeğiydi.Bu
nedenle sadece onun adı yazmamalıydı.Bir gün ekip olarak buluştuk
ve bu konuyu açtım.Umursamaz davranıyordu, hiçbir şey olmamış
gibi. Diğerleri beni destekliyor fakat ses çıkarmıyorlardı,
tartışmaya pek katılmıyorlardı.Mace Windu, örnek olarak Hasan
Yalçın'ı gösteriyordu, "O Gen.Tr'de yapıyor, ben neden
yapmayayım?" diyordu, oysa ki Hasan Yalçın ile kavgalıydı.Benim
kıskandığımı düşünüyordu, oysa ben adil olanı istiyordum.Bu
konuyu derinlemesine konuştuk, konuşmalarından onun sinsi
şeyler planladığını anladım ve en sonunda rest çekmek zorunda
kaldım: "Eğer o isim ve numaralar oradan kalkmazsa, ya
da hepimizinki eklenmezse ben artık yokum.".Bana "Sen
bilirsin" dedi.Mace Windu sadece inadından her şeyi mahvetmenin
eşiğindeydi. Ayrılırken üzerime karanlık çökmüştü, ona öfkeyle
baktığım zaman o bana gülümsüyordu.
İşler
ertesi gün yoluna girdi.Alex Revon onunla telefonda görüşmüştü,
ICQ ve diğer ıvır zıvırlar kalkacak, sadece adı kalacaktı."Ne
de olsa sonuçta webmaster o, gerekli olan bölümlere bizim
de adımız yazılır." dedi.Buradan bir sonuç çıkarmıştım,
Mace Windu yalnız kalmaktan korkuyordu.Benim yaptığım tehdidin
aynısını Alex Revon da yapmış olmalıydı ki Mace Windu korkmuştu
ve kısmen de olsa kabul etmişti.