Aradan
birkaç ay geçti ve büyük gün geldi 17 Mayıs Ankara buluşması. 17
Mayıs günü otobüsle Güvenpark’a geldim. Koray mağazasının önünde
diğerlerini bekliyordum. Beklerken biri geldi siyah saçlı siyah
pantolonlu falan yanıma dikildi, o da birini yada birilerini beklemeye
başladı, sezgilerim onun bana bizden biri olduğunu, beklediklerimden
birinin o olduğunu söylüyordu ama ya değilse ? Tamamen aptal durumuna
düşerdim.”Pardon siz J&S toplantısını mı bekliyorsunuz yoksa
kız arkadaşınızla mı buluşacaksınız?” gibi bir soru soramazdım elbet.
Kendi kendime sorular soruyordum, en sonunda dedim ki kendime; ”Ya
adam eğer bizdense diğerleri gelince ortaya çıkar, sabır erdemdir.”
Bu arada adamla habire bakışıyoruz yani %99 J&S toplantısını
bekliyor diyorum içimden ama işte o “ya değilse” korkusu öne çıkıyordu.
En sonunda o geldi ve “J&S toplantısını mı bekliyorsunuz?”,
dedi bende üstümden bir yük kalkmış gibi “oh” diyerek “evet” dedim
ve Egemen’le tanışmış oldum. Toplantı öncesi atılan maildeki J&S’nin
programını okumamıştım o yüzden İstanbul grubunun bizimle Koray’ın
önünde buluşacağını sanıyordum. Egemenle bir yandan konuşurken diğerlerine
bakıyordum, sonunda Efe geldi yanında diğerleriyle. Oradan ayrılıp
Tunalı’ya Mısır Cafeye gitmek için yola koyulduk. Yolda giderken
Onur’dan kılıcını aldım ve Kızılay’ın göbeğinde kılıç sallamaya
başladım. Yoldan geçenler bize tuhaf tuhaf bakıyordu ben de onların
bize böyle bakmalarının nedenini düşünüyordum, acaba elimdeki mavi
kılıcın buna bir etkisi var mıydı ? Bana bu hiç te tuhaf gelmezdi
şahsen. Yolda giderken İstanbul’dan gelenlerin Karum’da olduğunu
öğrendik. Sonunda cafeye vardık, tabii moraller biraz bozuktu. Aradan
10 dakika geçti, İstanbul grubu ve diğerleri cafeye geldi, bizde
bir “oh” çektik. O gün belki hayatımdaki en mutlu gündü. Çünkü önem
verdiğim bir şeye inan bir çok insan bir aradaydı, Star Wars ruhu
bana göre buydu. Konuştuktan sonra kılıçlar çekildi düellolar yapıldı
ve ben karanlık taraf adına savaştım, yani içimdeki savaşın galibi
için.Gökalp’den TPM’nin oyun cd sini istemiştim o da beni kırmamış
ve getirmişti. Konuşmalar sırasında ben 4-5-6 ‘yı izlemediğimi söylemiştim,
Onur’un yanında da bunların cd’leri varmış, ilk başta inanamadım,
cd’lerini bana verdi, “bende daha var” dedi. İlk üçlemeyi izleme
fırsatı elime geçmiş oldu - Güç benimleydi. Mısır’dan ayrıldıktan
sonra diğerleri Bilkent’e sinemaya gideceklerdi. Benim ise eve dönmem
gerekiyordu.Vedalaştıktan sonra ben yeniden Güvenpark’a geldim ve
4 saat önceki buluşma yerine göz attıktan sonra heyecanla eve döndüm.
Yanımda film cd’leri ve TPM nin oyun cd’si vardı. En önemlisi de
kılıç ve cüppeyle resim çekilmiştim, bundan daha büyük bir onur
olamazdı.