BÖLÜM 7: HAYALLER GERÇEKLEŞİYOR

Aradan birkaç ay geçti ve büyük gün geldi 17 Mayıs Ankara buluşması. 17 Mayıs günü otobüsle Güvenpark’a geldim. Koray mağazasının önünde diğerlerini bekliyordum. Beklerken biri geldi siyah saçlı siyah pantolonlu falan yanıma dikildi, o da birini yada birilerini beklemeye başladı, sezgilerim onun bana bizden biri olduğunu, beklediklerimden birinin o olduğunu söylüyordu ama ya değilse ? Tamamen aptal durumuna düşerdim.”Pardon siz J&S toplantısını mı bekliyorsunuz yoksa kız arkadaşınızla mı buluşacaksınız?” gibi bir soru soramazdım elbet. Kendi kendime sorular soruyordum, en sonunda dedim ki kendime; ”Ya adam eğer bizdense diğerleri gelince ortaya çıkar, sabır erdemdir.” Bu arada adamla habire bakışıyoruz yani %99 J&S toplantısını bekliyor diyorum içimden ama işte o “ya değilse” korkusu öne çıkıyordu. En sonunda o geldi ve “J&S toplantısını mı bekliyorsunuz?”, dedi bende üstümden bir yük kalkmış gibi “oh” diyerek “evet” dedim ve Egemen’le tanışmış oldum. Toplantı öncesi atılan maildeki J&S’nin programını okumamıştım o yüzden İstanbul grubunun bizimle Koray’ın önünde buluşacağını sanıyordum. Egemenle bir yandan konuşurken diğerlerine bakıyordum, sonunda Efe geldi yanında diğerleriyle. Oradan ayrılıp Tunalı’ya Mısır Cafeye gitmek için yola koyulduk. Yolda giderken Onur’dan kılıcını aldım ve Kızılay’ın göbeğinde kılıç sallamaya başladım. Yoldan geçenler bize tuhaf tuhaf bakıyordu ben de onların bize böyle bakmalarının nedenini düşünüyordum, acaba elimdeki mavi kılıcın buna bir etkisi var mıydı ? Bana bu hiç te tuhaf gelmezdi şahsen. Yolda giderken İstanbul’dan gelenlerin Karum’da olduğunu öğrendik. Sonunda cafeye vardık, tabii moraller biraz bozuktu. Aradan 10 dakika geçti, İstanbul grubu ve diğerleri cafeye geldi, bizde bir “oh” çektik. O gün belki hayatımdaki en mutlu gündü. Çünkü önem verdiğim bir şeye inan bir çok insan bir aradaydı, Star Wars ruhu bana göre buydu. Konuştuktan sonra kılıçlar çekildi düellolar yapıldı ve ben karanlık taraf adına savaştım, yani içimdeki savaşın galibi için.Gökalp’den TPM’nin oyun cd sini istemiştim o da beni kırmamış ve getirmişti. Konuşmalar sırasında ben 4-5-6 ‘yı izlemediğimi söylemiştim, Onur’un yanında da bunların cd’leri varmış, ilk başta inanamadım, cd’lerini bana verdi, “bende daha var” dedi. İlk üçlemeyi izleme fırsatı elime geçmiş oldu - Güç benimleydi. Mısır’dan ayrıldıktan sonra diğerleri Bilkent’e sinemaya gideceklerdi. Benim ise eve dönmem gerekiyordu.Vedalaştıktan sonra ben yeniden Güvenpark’a geldim ve 4 saat önceki buluşma yerine göz attıktan sonra heyecanla eve döndüm. Yanımda film cd’leri ve TPM nin oyun cd’si vardı. En önemlisi de kılıç ve cüppeyle resim çekilmiştim, bundan daha büyük bir onur olamazdı.