BÖLÜM 2: İLK OYUNCAKLAR

Aradan birkaç ay geçmişti. 2000 yılının Aralık ayı idi. Hayatımın ilk araba kazasını geçirdim. Bunu duyan teyzemler hemen Ankara’ya geldi. Geldikleri akşam ben okuldan daha dönmemiştim. Eve geldiğimde beni büyük bir sürpriz bekliyordu, Qui-Gon Jinn’in figürü ve tabii doğal olarak yanında küçük boy ışın kılıcı vardı. Çok sevinmiştim, kuzenimle (onun da adı Gökhan) hemen filmin son dövüş sahnelerini oynamaya başladık, hayali bir karanlıklar savaşçısı ve onunla savaşan 2 Jedi (!). Oyuncaklardan hevesimizi aldıktan sonra ertesi gün hemen oyuncakçıları gezmeye gitmiştik, orda da beni büyük bir sürpriz bekliyordu. Qui-Gon ile aynı model bir Obi-Wan Kenobi, hemen aldım. Böylece 2. Star Wars oyuncağımı da almış oldum. Yılbaşı gelip çatmıştı. Evde bendeki Star Wars hayranlığını bilmeyen yoktu. Annem de bana yılbaşı hediyesi olarak Darth Maul’un figürünü almıştı ve böylece Duel of the Fates tamamlanmıştı. Film kadar hızlı olmasa da, Dolby Digital ses efektleri olmasa da kendimce bir film sahnesi hazırlamıştım. Tekrar ve tekrar oynuyordum, güzel bir yılbaşı hediyesi idi. Aradan 1 ay geçmişti ve benim doğum günüm geldi. Geçen 1 aylık süre içerisinde sınıftaki arkadaşlarım da bendeki S.W. hayranlığını öğrendi. Sabah erkenden uyanmıştım, o gün bana gelecek S.W. oyuncaklarını düşünüyordum. Nitekim haksız da değildim, o gün bana 2 tane S.W. oyuncağı geldi: Anakin Skywalker figürü ve Anakin Skywalker’ın pod yarış aracının Lego modeli. Tabii ilk iş legoları birleştirmek oldu, kolaydı, çabuk çabuk yapıyordum, bitirdiğimde hemen o yarış sahnelerini yapmaya başladım. Salondaki halı ten rengi-kahve arasıydı yani Tatooine’in güzel bir kopyası oldu. Eski Legolarımı da çıkarıp onları Tusken Savaşçıları yapmıştım, sıkılana kadar oynadım, sonra o da odamın baş köşesine geçti, tıpkı diğer S.W oyuncakları gibi...