YS.COM: Star Wars ile tanışmanız nasıl oldu? O an ileride bir fan film çekeceğiniz düşüncesi var mıydı?

Cenk Düzgit: 1981 yılında Türkiye’de gösterime giren A New Hope'u izlediğimde 6 yaşımdaydım. O anı asla unutamam, tüm çocukluk hayallerimin limitleri muazzam biçimde genişlemişti. Hep o büyük renkli dünyada bir kahraman olarak yer almayı hayal ederdim çocukken, ancak böylesine gerçekçi bir biçimde bu maceraya atılacağım aklımın ucundan geçmezdi.


YS.COM: Fanfilm projesine başlamak nereden aklınıza geldi?

C.D.: 2002-2003 yıllarında çeşitli internet sitelerinde gördüğüm yabancı fan filmleri izledikçe, neden Türkiye'de de böyle işler yapılmasın dediğim çok olmuştur. 2004 yılında tanışmaya başladığım ekip arkadaşlarımla böyle bir hayalin gerçek olabileceğine inandım ve senaryoma son halini vermeye başladım.


YS.COM: Filmin hikayesini siz bulmuştunuz. Bu konuda sizi etkileyen şeyler nelerdi?

C.D.: Yıldız Savaşları genişletilmiş evrenine olan aşırı merakım sonucu aldığım çizgi romanlardan Darth Bane karakteri hakkında ayrıntılı bilgilere eriştim. Bane'in bir asker gibi açık arazide savaşmak yerine, resmin daha geniş kısımlarını gören bakış açısı beni etkiledi. 1 yıllık senaryo çalışmalarım sırasında gerek mimik gerekse karakter olarak Bane'i canlandırabileceğimi anladım. Bütün bunlar hikaye konusunda karar vermemi kolaylaştıran etkenler oldu. Tabii Bane karakterine, özgün birşeyler de katmadım değil, çizgi romanların aksine daha aktif, kılıca ve güce dayalı bir strateji benimsiyor.


YS.COM: Oyuncuların hangi rolleri oynayacağı nasıl belirlendi? Rol dağılımlarında nelere dikkat ettiniz?

C.D.: Sonun Başlangıcı’nın senaryosunu tamamladığımda, 2004 yılından beri internetten tanıştığım arkadaşlarımla olan temasları güçlendirip kimin nasıl rol alabileceğini düşünmeye başladım. Rol dağılımında birkaç kez değişikliğe gitmek durumunda kaldım. Bu konuda sorunum tamamı amatör olan arkadaşlarımın vakitleri ve yetenekleri ışığında istediğim rollere uyup uyamayacaklarıydı. En önemli sorun olan başrollerdeki Darth Bane için baştan beri kendimi düşündüğüm için diğer roller de bu karaktere göre ayarlandı diyebiliriz.


YS.COM: Film ekibini nasıl oluşturdunuz?

C.D.: Kamera kullanma ve film çekim teknikleri üzerine okuduğum çeşitli yayınlardan sonra filmi yönetebileceğime karar verdim, ayrıca yoğun görsel efekt içerdiği için 3 boyutlu efektleri de yapmak bana düştü. Senaryo yazımı ise zaten en başından halledildiği için zamanımın çoğunu aktif kılıç koreografileri konusunda hem kendimi hem ekip arkadaşlarımı eğiterek geçirdim. 2005 yılında ise CBB ekibimize görsel efekt süpervizörü olarak katılarak bize her anlamda kuvvet verdi. Diğer arkadaşlarımız ise her konuda bana ve Can' a ellerinden geldikleri kadar yardımcı olmaya gayret ettiler. Sadece oyuncu olarak görev alan arkadaşlarımız yanında Onur Kır, Can Büyükberber, Onat Çelem, Sercan Tokdemir, Sarp Kürkçü gibi önde gelen isimler en büyük yardımcılarım oldular.


YS.COM: Fan filmdeki kişilerden sinema tv okuyan kişiler var mı? Bu kişiler filmde hangi görevleri aldılar?

Ekibimizde Sinema-Tv öğrencisi veya mezunu hiç kimse bulunmamakta ve rol alan arkadaşlarımdan Onur Kır ve 3D render asistanı Sarp Kürkçü ve Sercan Tokdemir haricinde tiyatro ve oyunculuk deneyimi olan kimse yok.


YS.COM: Çekim sırasında ne gibi zorluklar yaşadınız?

C.D.: Bir film çekmenin ne anlama geldiğini her aşamasıyla minyatür ölçekli de olsa tecrübe etmiş oldum. En büyük zorluk ise ulaşım ve aşırı sıcakta yapılan yorucu kılıç koreografileri, yani düellolardı. Zevkli olduğu kadar yıpratıcı olan düellolarda fiziksel sınırlarımızı aştığımızı söyleyebilirim.


YS.COM: Fragman gösterime girdikten sonra gelen yorumları nasıl buldunuz? Birçok televizyon, dergi ve gazeteye çıkmıştınız. Renkli anılarınızı bizimle paylaşır mısınız?

C.D.: Açıkçası yoğun bir ilgi toplayacağımızı bekliyordum ancak medyanın da bu denli ilgi göstermesi bizim için keyifli bir deneyim oldu. Söz konusu televizyon, gazete ve dergilerin bizle temasa geçmeleri çok heyecan vericiydi. İlkler her zaman daha heyecanlıdır derler ancak ilk çıktığımız TV kanalından ziyade daha sonra katıldığımız TRT programı olan “Hayat Akarken” en çok heyecanlandığım yerdi.


YS.COM: Yabancı sitelerin size karşı tepkisi nasıl oldu?

C.D.: Başarılı çalışmalar millet, ülke, dil kaygısı olmadan artık internet sayesinde her yerden güzel tepkiler alabiliyor. Bu anlamda Sonun Başlangıcı fragmanı Türkçe yayınlanmasına karşın birçok yabancı forum ve internet sitesinden çok olumlu tepkiler aldı. Hatta yabancı görsel efekt çalışanlarından da yardım teklifleri geldiğini söylemek istiyorum. Tabii projemizin amatör ruhla başlamasından dolayı tamamen bize ait bir film olacağını da belirteyim.


YS.COM: Filmin tamamı yayına girdikten sonraki projeniz ne olacak?

C.D.: Sonun Başlangıcı’nın post prodüksiyon aşamasında Can ile beraber en aktif rolleri alan bir kişi olarak, kısıtlı boş vaktimde daha sonrası için özgün bağımsız senaryo örnekleri üzerinde çalıştığımı belirtmek isterim. Sinema filmi çekmek için duyduğum yoğun istek, senaryo yazma hevesi ve 3 boyutlu görsel efektlere olan merakımla birleştiğinde ilerisi için güzel sürprizler yapacağımı düşünmek zor olmaz.