YS.COM:
Fragman gösterime girdikten sonra gelen yorumları nasıl buldunuz?
Gürkan
Şavklı: Yorumların çoğunluğu olumlu idi ve hala da öyle olduğunu tahmin
ediyorum. Tabii ki beklemek sıkıcı olabilir, ancak şu anki süreç içinde
bulanmayan bir oyuncu olarak pek bilemesem de son aşamanın asıl zor
yanı olduğunu düşünüyorum. Yönetmenimiz Cenk Düzgit ve görüntü yönetmenimiz
Can Büyükberber (CBB) açısından. Umarım filmimiz yayına girince de aynı
tepkilerle karşılaşıp beklentileri karşılayabiliriz.
Sercan
Tokdemir: Hem bizim gibi amatör ama profesyonel ruhlu topluluklara ve
yenilikçi girişimlere, hem de bilimkurguya yönelik olarak toplumun birçok
kesiminden beklenenden daha fazla bir ilginin olması ve olumlu yankıları
duymak bizi çok mutlu etti.
Murat
Safa: Star Wars izleyen izlemeyen fark etmedi, herkes büyük bir hayranlıkla
izledi. Çoğu kişi bu kadar başarılı bir şey beklemiyordu. Görünce herkes
şaşırdı, tepkiler çok iyiydi.
Onat
Çelem: Fragman gösterime girdikten sonra gerek yurt içinden Star Wars
sevenler ve SW ile ilgisi olmayıp izlemiş olanların, gerek yurt dışında
yaşayan SW sevenlerin yorumları bizleri çok gururlandırdı. Yapmaya çalıştığımız
şeye verilen tepkiler başarılı olduğumuza bizleri inandırmaya yetti,
ayrıca bir süre görsel ve yazılı basının ilgisi de kendimize olan inanç
ve gururumuzu arttırdı.
Sarp
Kürkçü: İnsanların tepkisi genelde olumluydu. Sonuçta Türkiye içinde
gerçekten kaliteli bir çalışmayı gerçekleştiriyorsunuz ve bunun değerini
anlayan insanlar fazlaydı. Tabii ki olumsuz eleştiriler geldi, gelmesi
hem doğal hem de gerekliydi. O eleştiriler yapılması gerekenler konusunda
herkese ışık tuttu.
Can
Büyükberber: Filmde her aşamada özeleştiri yaparak ilerledik. Gerek
fragmanı hazırlarken gerek tamamladıktan sonra kendimizi farklı izleyici
profillerinin yerine koyarak gelebilecek en iyi ve en kötü eleştirileri
tahmin etmeye çalıştık. Fragmanın yayına girişinin ardından beklediğimiz
ölçüde olumsuz eleştiri almazken, öngörülerimizin ötesinde bir beğeniyle
karşılaştık. Özellikle sinema ve görsel efekt sektöründeki profesyonel
şahıslardan gelen hızlı geri dönüşler bizi çok heyecanlandırdı ve gelecek
için motivasyon kaynağı oldu. Sonun Başlangıcı bir "Star Wars Fan
Filmi" olduğu için öncelikli olarak fanların yorumları bizim için
çok önemliydi. Daha önce filme alınmamış bir dönemi işleyen filmimizde,
Star Wars konseptinin dışına fazla taşmamaya dikkat ederekten farklı
bir tarz izlemeye çalıştık. Ana öğe Büyük Sith Lordu Darth Bane olduğu
için daha karanlık bir film oluşturmaya çalıştık. Yorumlardan önce biraz
tedirgin olduğumuz bu durumla ilgili fan dostlarımızın olumlu eleştirilerini
aldıktan sonra içimize su serpildiğini söyleyebilirim :)
Onur
Kır: "İtiraf edeyim Onur... böylesini hiç beklememiştim. Aaaaaa
demek TV’ye de çıktınız...Ünlü mü oldunuz siz şimdi (hahayyyt)...Bana
da rol verebilir misiniz...benimde zaten hep bir film projem vardı hayata
bir türlü geçiremediğim..." Bana çevreden gelen bu yorumları sizce
nasıl bulmuş olabilirim?
YS.COM:
Filmi çekerken çevrenizde nasıl bir tepki oluştu, daha çok aile ve arkadaşlarınız
nasıl tepki verdi?
G.Ş.:
Çabamızı Star Wars dünyası içinde olmayan insanlar pek anlayamadı açıkçası,
anlam veremediler neler yaptığımıza en azından benim çevremde böyleydi.
Ancak onlardan anlamalarını da beklemiyordum, saygı göstermeleri yeterliydi.
Beklentilerimi de karşıladılar genelde bir kaç istisnanın dışında tabii
ki...
S.T.:
Ailemde birkaç kişi kostüm ve aksesuar üretiminde etkin rol oynamasına
rağmen, başlangıçta biraz farklı karşıladılar kaçınılmaz olarak. Daha
sonra hem fragmanın hem de haberlerin yayınlanması, etkinliğimizin boyutunun
düşündüklerinden kat kat büyük olduğunu gördüler.
O.Ç.:
Sonuçta bu kadar güzel birşey çıkacağına özellikle arkadaşlarımın inancı
pek yoktu. Sanırım bu arkadaşlarımın değil kime anlatsak bize vereceği
tepki ile aynıydı. Güzel birşey yapacağımıza, kendi kısıtlı imkan ve
yetenekli arkadaşlarımızın emeğiyle de olsa insanları inandırmak zordu.
Kimse "Deli misin ne işin var” demedi, pek çok tanıdığım böyle
birşeyle uğraştığım için beni destekledi ve yaptığımız işe özendiler,
kötü bir film çıksa da güzel bir uğraş olduğunu düşünürlerken fragmanı
izleyince takdirleri kat be kat arttı.
M.S.:
Ailem yaptığım şeyi öncelikle hobi olarak düşünüyordu ama somut birşeyler
oluştuğunda fikirler değişti tabii ki ve arkadaşlarım içinde aynı şey
geçerli. Onlar da ilk başlarda dalgasına bakıyorlardı ama fragmanımız
çıkınca bu hayranlığa dönüştü.
S.K.:
Sinema büyülü ışıkların olduğu bir alan. :) Her gün merhaba’laşılan
biri bile bu piste çıksa, ondan çok çevresinin göğsü kabarır. Ben de
bu alanda "boy göstermeye" başladıktan sonra tabi hoş tepkiler
aldım. Zaten daha önceden amatör de olsa yaptığım çalışmalar nedeniyle
arkadaşlarım ve ailem bana alışkındı. Bir adım ilerisi onları çok da
bocalatmadı.
C.B.:
Fan Film çok bilindik bir tür olmadığı için çevremizden bu filmi neden
çektiğimiz, filmin nereden sunulacağı vb. pek çok soruyla karşılaştık.
Yaptığımız çekimleri ve görsel efekt pre-vislerini gören aile ve arkadaşlarımızın
kısa zamanda beğeni ve saygılarını kazandık.
Gürol
Göker: Bir süre çevreme durumu pek aktarmadım. Sonuçta Türkiye'de böyle
şeyler pek sık ortaya çıkmıyor ve insanları inandırmak gerçekten zor.
Aileme de projemizi söylediğimde haklı olarak şüphe ile yaklaştılar.
Fakat materyal ortaya çıktıkça kendileri de çok şaşırdılar ve böyle
bir olay beklemediklerini itiraf ettiler. Arkadaş çevreme ise fragmana
kadar birşey söylemedim ve fragman çıkıp bunu onlara izlettiğimde yüzlerindeki
ifadeyi anlatmam mümkün değil. Gerçekten de tamamen bizim yapımımız
olduğunu inandırmam çok zor oldu.
O.K.:
"Film mi çekiyorsunuz...? Böyle fuzuli şeylerle uğraşacağınıza
adam akıllı kariyerinize odaklanın..!" Bıyık altından gülmeler,
dalga geçmeler vs vs... İnsanın mutluluk felsefesine bile bile (her
zaman olduğu gibi) ket vurmaya çalışan insancıklar...Cesur olmayan yorumları
dinlemek zorunda kalmak yerine artık hiç bahsi açmamaya karar verir
olmuştum! Ve devam ettik...
YS.COM:
Oyuncuların daha önce oyunculuk deneyimi var mıydı?
G.Ş.:
Şahsen benim deneyimim Gary Oldman, Dustin Hoffman, Robert De Niro vs.
gibi aktörleri izlemekten ibaret :)
S.T.:
İzmir Atatürk Lisesi'nde Tiyatro grubu ile 2 yıl sahne deneyimim var.
O.Ç.:
Oyunculuk deneyimim hayat oyunu içinde oynadığımız roller ve deneyimden
ibaret.
S.K.:
Yaklaşık 7 sene boyunca amatör olarak özel bir kurs eşliğinde tiyatro
deneyimim vardı. Ama ülkemin harika üniversite sınavı nedeniyle oyuncu
olarak rol almadım ekibin içinde.
M.S.:
Bildiğim kadarıyla yok.
O.K.:
Lisede ve tıp fakültesinde tiyatro grubumuz vardı. Oyunculuğun, sahnede
bir topluluk karşısına çıkmanın, çok zor aynı zamanda çok da keyifli
olduğunu ilk defa burada öğrendim. Ama insanın kendi filminde oynaması
bence apayrı..
G.G.:
Ekipte hiçbirimizin oyunculuk deneyimi yoktu. İlk okulda piyeslerimizi
saymazsak tabii ki :) Tamamen amatör bir kadro ile yola çıktık. Bana
göre bu kadar başarılı olmamızın sebebi de buydu. Projeyi bir işten
çok eğlence olarak gördük, amatör ruhla yaklaştık. Ama biraz daha iyi
oynayabilmeyi kim istemez ki :)
YS.COM:
Fan filmdeki kişilerden sinema tv okuyan kişiler var mı? bu kişiler
filmde hangi görevleri aldılar?
G.Ş.:
Bildiğim kadarıyla yok, ancak o açıdan birşeyler katabilecek ekip arkadaşlarım
ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Bu aşamada pek bir katkı yapamasam
da kendi adıma çabalarından ötürü teşekkür ederim.
S.T.:
Sinema TV değil ama Halkla İlişkiler ve Tanıtım'da okuyan var.
O.Ç.:
Bu sorunun cevabı belli.
S.K.:
Üniversitede Endüstriyel Tasarım okuyorum, alakam olabilecek tek dal
3D olur şu anda. Ama onun dışında kadrolu olarak TRT de radyo ve seslendirme
bölümünde kayıtlıyım, 10 yıl da çalıştım. Daha dublaj seviyesine gelmedik.
Gelirsek yönetmenim ne derse emrine hayır demem :)
YS.COM:
Bu sorumuz özellikle CBB (Can Büyükberber)'e. Filmin efektleri konusunda
zorlandığınız oldu mu?
C.B.:
Senaryo ve Screenplay aşamalarında, önceden yapmış olduğumuz testlere
dayanarak neleri uygulayabileceğimizi, nelerin teknik ve maddi anlamlarda
altından kalkamayacağımızı biliyorduk. Teorik olarak hangi teknikleri
kullanaraktan yapacağımızı bildiğimiz sahnelerin planlanıp çekilmesinden
sonra, iş pratiğe geldiğinde bilgisayar karşısında çok fazla zaman harcamamız
gerekebiliyordu ama hiç bir zaman bunu "zorluk" olarak tanımlamayı
tercih etmedik. İstediğimiz etkinin yaratılıp sonuca ulaşılması için
gereken emeği ve dayanıklılığı göstermeye gayret ettik.
YS.COM:
Cenk Düzgit oyuncuların gözünde nasıl bir yönetmen?
G.Ş.:
Öncelikle insan olarak birçok üstün vasfa sahip; dürüstlük, hoşgörü,
çalışkanlık, cömertlik gibi. Bu özellikleri bir yönetmen olarak da ekiple
ilişkilerinde de kullanıyor, onun bir ekip elemanı olmaktan çok mutluyum
ve bunları sizlere ulaşmadan önce onun eline geçeceği için söylemiyorum
:)
S.T.:
Ortada henüz hiçbir şey yokken bu projeyi ortaya atan, koşulların çok
zorlaştığı hatta bir şeyler gerçekleştirebilmenin imkansız olabildiği
dönemlerde bile grubun bütünlüğünü ve dayanışmasını sağladığı, ayrıca
hem teknik hem de sanatsal yeteneklere ve eşsiz bir kişiliğe sahip bir
yönetmen.
O.Ç.:
Bizlerin oyunculuğu ile Cenk’in yönetmenliği bence doğru orantılı çünkü
hepimizin gerek oyunculuk gerek yönetmenlik ve diğer işlerde ilk deneyimi,
bu yüzden “yönetmenliğe hazırlık” diyebiliriz. Ancak bence
yapımcılığı yönetmenliğini geçmiş durumda. Fan film olmasından dolayı
çok katı ve otoriter olmamasına rağmen istediğini tatlı diliyle yaptırmasını
bilen, oyuncu - yönetmen ilişkisinden çok bir dost ilişkisi içinde çalıştığım
ve önümüzdeki süreçte filmimizden edindiği deneyimlerle birlikte hayallerine
ulaşacağına inandığım, kurallarına uyduğum, çalışmaktan zevk aldığım
ve yüz yüze tanışma fırsatı bulduğum tek yönetmen.
S.K.:
Kendi deyimiyle "Rick McCallum" gibi bir insan. Ama asla karanlık
tarafta değil. Böyle bir projeyi ayakta tutmak için bu kadar canını
dişine takarak çalışan başka bir insan tanımıyorum. Fan Film olması
belki insanlarda daha az efor, daha özensiz işleri düşündürebilir ama
Cenk Düzgit bu tür fikirleri yıkan, elden geleni ardına koymayan harika
bir yönetmen.
C.B.:
Cenk Düzgit ile ilgili ilk söyleyebileceğim şey inanılmaz sabırlı birisi
olduğu. Çekimler esnasında pek çok kez "tamam bitti bu film"
dediğim anlarda sakinliğini koruyarak projenin devam etmesini sağladı.
Hemen hemen her çekimimizde ya rüzgardan, sıcaktan, gerilen sinirlerden
ya da zorluklar karşısında yeterli dayanıklılığı gösteremeyen ekip üyelerinin
kaprislerinden, filmin uçurumun kenarından döndüğü bir an olduğunu söyleyebilirim.
Bu yüzden Cenk Düzgit'i gösterdiği sabır ve projeye olan inancından
dolayı tebrik ediyorum.
O.K.:
Bu adamı anlatmak çok zor. Ama şundan kesinlikle eminim: çok ve de çok
bilgili, konuyla ilgili her şeyi yemiş yutmuş olduğuna emin olabilirsiniz
(ben çoğu kez inanamayarak, hep ama hep şahit oldum). 2. en önemli özelliği
sabrı. Sabrını anlatmaya sizin de sabrınız yetemeyebilir. Tüm olumsuzlukları,
kaprisleri, yıkılan kaybolan emekleri kendi bünyesinde toplayıp bize
pozitif enerji olarak geri püskürtmedi mi defalarca? Ve hep çok fedakardı.
En çok o yoruldu. En çok enerji ondaydı çünkü. İnsanın tek tek bir iki
harika kabiliyeti olabilir ancak bunu ortaya çıkaramıyordur bir türlü,
askıya alır veya süründürür gider. Neden böyle insanları göremeyiz,
hep zaten bir projesi var olan insanları, hayata geçiremeyen? Bir grubu
bir araya getirebilmek ve tutabilmek ne kadar zor olabilir diye düşünenler
için veya neden bir yönetmen olamıyorum diye soranlar için, bence eksik
olan yönlerine tekrar göz atmalarını tavsiye ederim..
G.G.:
Sorunuzun tek cevabı: Cenk çok sabırlı bir yönetmen. Aramızda en çok
zorluğu o çekti. Her detay, her organizasyon ona aitti. inanılmaz bir
yük, inanılmaz bir stres. Fakat altından çok iyi kalktığına inanıyorum.
M.S.:
Önceden hiç yönetmenlik deneyimi olmamasına rağmen bol okuyarak kendini
geliştirerek çoğu yönetmeni sollayacak kadar iyi olduğunu düşünüyorum.
Yönetmenliğiyle beraber kişiliği de oldukça etkilidir. Çoğu kişinin
gösteremeyeceği sabrı göstermiştir ve de oyuncularla arasındaki bağı
her zaman iyi tutmuştur.