Tüm
ışın kılıçları hemen hemen aynı sistem temel alınarak tasarlanmıştır.
Bütün ışın kılıçlarının bir güç kaynağı, odaklama kristali ve merkezi
işlemcisi bulunur. Yeni bir Jedi’ın ışın kılıcını inşa etmesi bir
ayı bulabilir. Fakat acil durumlarda ışın kılıçları birkaç gün içerisinde
de yapılabilir. Güç kaynakları, kendi kendilerine şarj olabilecek
şekilde özel olarak tasarlanmışlardır. Işın kılıcı aktif hale getirildiğinde
enerji reaksiyonu yeniden başlar. Bunun haricinde sadece başka objelerle
çarpıştığında enerji harcar. Ancak bazı durumlarda, ışın kılıcının
başka bir kaynaktan yeniden şarj edilmesi gerekebilir.
Böylesine
çok enerji kullanan bir silahın enerji ihtiyacını karşılamak için
çekirdek kısmı son derece güçlü bir korumaya sahiptir.
Ana
kristalin bulunduğu bölüm, güç kaynağının çıktığı bölümde bulunmaktadır.
Silindirimsi enerji çok nadir bulunan “Adega” kristalinin içinden
doğru geçer. Etkili bir ışın kılıcı yapmak için kullanılan bu kristaller
ne başka bir kristalde bulunabilir ne de üretilebilir. “Adega” ya,
dış halkada bulunan, buzla kaplı bir gezegen olan Ilum sisteminde
rastlanmaktadır. Orada Jedilar bu kristallerin ortaya çıktığı gizli
bir mağara kurmuşlardır. Ayrıca bu kristaller buradan alınıp, başka
bir yerde ışın kılıcına monte edilebilir. Böylelikle kılıç tam performans
çalışacaktır. Bu sır, Sithler ışın kılıcı kristali üretimi için
başka bir yol bulduktan sonra açığa çıktı. Bu da onların kılıçlarının
renginin neden kırmızı olduğunu açıklamaktadır. Bununla birlikte
biyojenik bir madde de eklenebilmektedir. Bu organik madde midikloryanlarla
etkileşimlidir. Daha nadir bulunan bu madde sayesinde ışın kılıcı,
Yaşayan Güç’ün bir parçası haline gelmiş olmakta. Bazıları, Jediların
kılıçlarını kullanırken bundan etkilendiklerini söyler. Şöyle ki
kılıç aktif olduğu zaman, kılıç kendini yaşıyormuş gibi hisseder.
Birleşik
enerji artık, parçaları lineer olarak organize eden negatif şarjlı
manyetik bölmeden geçmektedir.
Enerji
buradan ya odak noktasına ya da bir başka parlak lensin bulunduğu
pozitif şarjlı manyetik halkaya ilerler. İşte buradan kılıcın keskin
kısmı (blade) meydana çıkar. Enerji, açığa çıkan keskin kısmın (blade)
içinden geçer, tepe noktaya ulaşır, ardından çekirdeğe geri döner.
Keskin
kısmın (blade) uzunluğu genellikle sabittir; 36 inç. Ancak bir takım
lens ve kontrol eklemeleriyle birkaç inç daha uzatılabilir. Keskin
kısmın (blade) eni ise yine bir takım kontroller sayesinde modifiye
edilebilir. Aktivasyon düğmeleri de genellikle kılıcın kabzasında
yer alır. İstisnai olarak bazıları, sadece kendilerini tanıyan bir
dokunmatik plaka yerleştirerek kılıçlarını aktif hale getirirler,
açma kapama mekanızması içten yönetilmektedir. Bu tip bir içsel
mekanizma sadece Güç kullanıcısının isteği sayesinde faaliyete geçer.
Ve bu sayede başkaları bu mekanizmaya sahip bir kılıcı kullanamaz.
Jedilar
kendilerine en uygun olan bu silahı, ışın kılıcını kullanırlar.
Kostümlerine takmak için kullanılan en yaygın yöntem ise, kemerlerine
taktıkları klips sistemidir. İkinci en yaygın yöntem ise “D” şeklindeki
halkalardır. Çok nadir olarak da bir Jedi’ın kılıcını kemere veya
botundan içeri soktuğu görülür. Bazıları da giysi kolundan içeri
sokarlar. Veyahut da yanlarında bulundurdukları bir droidin içine
saklarlar ki bu oldukça akıllıca bir yöntemdir.